TÜRKİYENİN TARIM DÜNYASINDAN HABERDAR OL

E-Posta adresinizle kayıt olarak siteye eklenen tarım haberlerinden faydalanabilirsiniz...

ŞAHIS İŞLETMEMİ LİMİTED VEYA ANONİM ŞİRKETE DEVREDEBİLİR MİYİM?

 

Yeminli Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi Sabri Arpaç konuyu şöyle değerlendirdi:

Bilanço esasına tabi şahıs işletmesinin tüm aktif ve pasifiyle birlikte yeni kurulan bir limitet veya anonim şirkete devrinin yapıldığı tarihi izleyen vergilendirme dönemi işlemlerine ilişkin muhtasar ve katma değer vergisi beyannameleri ile mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim formu ( Form BA); mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS) düzenlenmesi işlemlerinin vergi kanunları karşısındaki durumu bu yazımızın konusu olacaktır.

GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN

Gelir Vergisi Kanunu’ nun Mükerrer 80 inci maddesinin son fıkrasında;

– Faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetler ile Kanunun mükerrer 80’ncı maddesinin 1’nci fıkrasında sayılan hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların ticari kazanç sayılacağı,

– Ve bunlara Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki vergileme hükümlerin uygulanacağı;

– Kanunun mükerrer 80’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında ise, bu maddede geçen “elden çıkarma” deyiminin, mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki yani başkasına verilmesi, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade ettiği hükme bağlanmıştır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 81 inci maddesinde belirtilen vergilendirilmeyecek değer artışı kazançları aşağıdaki gibi sayılmıştır. Buna göre;

– Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanunî mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadî kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (bilanço esasına göre defter tutuluyorsa bilançonun aktif ve pasifiyle bütün halinde) aynen devir alınması,

– Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması,

– Ancak, bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması,

– Kollektif ve adi komandit şirketlerin Kanunda yazılı şartlar dahilinde nev’i değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi,

– (Kollektif ve adi komandit şirketlerin şekil değiştirerek anonim şirket haline dönüşmesi halinde şekil değiştiren kollektif ve adi komandit şirketlerin ortaklarının anonim şirketteki ortaklık paylarını gösteren hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.

Özetleyecek olursak; Kanunun 81’inci maddesinin 2’nci fıkrasında, kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devredilmesi, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen kişisel (ferdi) işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesinin payı oranında ortaklık payı alması hallerinde değer artışı kazancı hesaplanmayacağı yani vergileme yapılmayacağı Kanunda açıkça belirtilmiştir.

Kanun maddesinde geçen “elden çıkarma” deyimi, bu mal ve hakların satılması, bir bedel (ivaz) karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade etmektedir.

KIST DÖNEM BEYENNAMELERİNİN VERİLMESİ

Devrin ay ortasında bir tarihte yani kıst dönem yapılması da halinde yapılan ödemeler açısından devreden şahıs işletmesi ve devir alan sermaye şirketi verilmesi gereken muhtasar, geçici vergi, damga vergisi ve benzeri beyannamelerini kanuni süreleri içinde ilgili vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.

Yani devreden şirket tarafından, gelir stopaj vergisi mükellefiyetinin terk edildiği tarih itibariyle Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesine göre yapılacak vergi kesintilerinin, aynı Kanunun 98 inci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde beyan edilmesi gerekir.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN YAPILACAK BİLDİRİMLER

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 161 inci maddesinde ; işi bırakma, vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi şeklinde tanımlanmıştır.

Bu hükme göre, bir şahıs işletmesinin aktif ve pasifiyle bir limitet veya bir anonim şirkete devredilmesi durumunda şahsi sorumluluk altında yürütülen faaliyet son bulacağından şahıs işletmesi açısından işi bırakma olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu bildirimler de süresinde yapılmalıdır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığı ’na verdiği yetkiye dayanılarak, çeşitli Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form BA)” ve mal ve hizmet satışlarını ise “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form BS)” ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiştir.

Son olarak 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 2.2.1. bendinde “Mükellefler söz konusu bildirim formlarını aylık dönemler halinde düzenlemek ve takip eden ayın birinci gününden itibaren son günü akşamı saat 24:00’e kadar sistem üzerinden onaylamak suretiyle göndermekle yükümlüdürler.” denilmiştir.

Aynı Tebliğin 2.2.2. bendinde “Mükellefiyetin terki halinde bildirim formları, işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın son günü akşamına kadar verilmek zorundadır. Bu bildirimler, kullanıcı kodu, parola ve şifre almış mükelleflerce veya 3568 sayılı Kanuna istinaden yetki almış meslek mensupları yani serbest muhasebeci mali müşavirlerce verilecektir.” açıklamasına yer verilmiştir.

Bu açıklamalara göre; terk veya devir tarihine kadar yapılmış olan mal/hizmet alım satımlarının şahıs işletmesi tarafından, devirden sonraki mal/hizmet alım satımlarının ise devir alan sermaye şirketi tarafından BA-BS bildirim formları ile adı geçen Tebliğde belirtilen süre içerisinde bildirilmesi gerekmektedir.

KATMA DEĞER VERGİSİNDEN İSTİSNA

Katma Değer Vergisi Kanununda şahıs işletmelerinin devir veya dönüşümü işlemleri Kanun’un 17/4-c maddesi ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 81 inc i maddesinde belirtilen hükümlere göre vergilendirilmeyecek değer artışı kazançları olarak sayılmıştır.

Ayrıca; Katma Değer Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (a) bendindeki indirim yasağı da bu işlemlere uygulanmayacaktır. Yani devredilen şirkette indirimi mümkün olacaktır.

İşlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen katma değer vergileri faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılır.

Yani yeniden belirtmek gerekirse; kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine tüm aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması işlemi madde hükmündeki koşulların sağlanması koşuluyla katma değer vergisinden istisnadır. Bu nedenle devir işlemi için ferdi işletmelerin devir edildikleri şirkete fatura düzenlemelerine ve faturada katma değer vergisi hesaplamalarına gerek bulunmamaktadır.

SONUÇ OLARAK

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu ile Türkiye’de tek ortaklı limitet ve anonim şirket kurulması mümkün hale gelmiştir. Böylece daha önce ferdi bir işletme açmak suretiyle ticaretini sürdüren kişiler büyümek ve kurumsal bir marka oluşturmak için ferdi işletmesini tek ortaklı anonim şirkete dönüştürebilecektir. Böylece ferdi işletme yerine sermayenin ön planda olduğu şirket organizasyonuna dayalı bir düzenlemeye doğru gidilmektedir.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 10.07.2019 tarih ve 45404237-130(1-18-99)-E.126251 sayılı özelgesi de bu yöndedir.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir