TÜRKİYENİN TARIM DÜNYASINDAN HABERDAR OL

E-Posta adresinizle kayıt olarak siteye eklenen tarım haberlerinden faydalanabilirsiniz...

FİDELİ ÜRETİM RİSKİ AZALTIYOR

FİDELİ ÜRETİM RİSKİ AZALTIYOR
Adana’da fide serası yöneticisi ziraat mühendisi Selma Kırançeşme, riski azaltmak ve ürününü piyasaya erken sürebilmek için üreticinin sebzeleri tohum değil, fideden ekme eğiliminin arttığını söyledi. Fide üretiminin yılda 3.5 milyar adede yükseldiğini belirten Kırançeşme, tohum üretiminde sorunların çözümünde yetkili mahkemelerin de bulunmadığını söyledi.
Ziraat mühendisi Selma Kırançeşme, özellikle Çukurova bölgesinde fideden üretime geçiş olduğunu kaydetti. İsteğe bağlı olarak hibrit veya yerli tohumdan da fide ürettiklerini anlatan Kırançeşme, “Bunlar içinde domates, patlıcan, biber, kavun, karpuz, hıyar ve kabak fidesi var. Her birinin ekime hazır hale gelmesi için süreleri farklı. Üretici, ürününü erkenci olarak piyasaya sürmek istiyor. Bunun için tarlasına tohumdan ekip riske girmemek için fide ekip kendisini garantiye alıyor” dedi.
2013’TE 3.5 MİLYON FİDE ÜRETİLDİ
Türkiye’de resmi verilere göre 2013 yılında 3.5 milyar fide yetiştirildiğini belirten Kırançeşme, “Ancak yerli tohumlarda sorun var. Bazen 5 bin fide için 30 bin fide ekiyoruz. Bunun nedeni yerli tohum çimlenmiyor. Üretici bazen yerli tohum kullanmak istiyor. Ancak bu bir risk. Çünkü hibrit tohumlarda genelde sıkıntı yaşamıyoruz. Yerli tohumlara da, hibrit tohumlara uygulanan protokolün uygulanmasını istiyoruz. Bazen bize fide haline getirmemiz için getirilen tohum çimlenmiyor. Burada uygun ortamı yaratmanız bir şey değiştirmiyor. Tohum üreticisine cezai yaptırım yok. Çünkü çiftçiyle herhangi bir sıkıntı yaşandığında meseleyi çözecek nitelikte yetkilendirilmiş mahkemeler yok” diye konuştu.
YASAL DÜZENLEME ŞART
Serada fide üretiminin gelişen bir sektör olduğunu bunun için yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini belirten Kırançeşme yaşadıkları ve çözülmesi gereken sorunları şöyle anlattı:
“Kanun gereği eğer tohumu biz tedarik ediyorsak KDV yüzde 8, müşteri tedarik ediyorsa devlet yaptığımız işi hizmet olarak görüyor. Halbuki sadece tohumla biten bir iş değil bu viol, insört, karton kutu, torf, vermikülit, gübre, ilaç gibi bir sürü ürün kullanılıyor ve bunun tek başına hizmet olarak değerlendirilmemesi lazım. KDV’nin yetiştirmede de yüzde 8 olması gerekiyor. Biz üniversitelerin 2 yıllık seracılık okullarıyla ortak çalışmaya hazırız. En büyük sorunlarımızdan biri nitelikli olmayan mezunlar. Fide ile fidanın farkını dahi bilmiyorlar. Ortak bir çalışma fakültelere minyatür fide yetiştirme seraları yapılabilir veya belli periyotlarda fideliklerde staj yaptırabiliriz. Bununla ilgili Fide Üreticileri Alt Birliğiyle ortak bir çalışma yapılsın istiyoruz. Gerek tohumlarla ilgili yaşadığımız embriyo ile taşınabilir hastalıkların teşhisi, gerek üreticilerle yaşanan sorunların açıklığa kavuşması için akredite olmuş bir laboratuara ihtiyacımız var. Son yılların en büyük problemi olan bakteriyel hastalıklara tanı koymak için ve sorunun kaynağına ulaşabilmek için yıllardır böyle bir laboratuvara ihtiyacımız var.”

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: